Robot Nedir?

Endüstriyel robotun en kapsamlı tanımı ve robot tiplerinin sınıflandırılması ISO 8373 standardında belirlenmiştir. Bu standarda göre bir robot şöyle tanımlanır:

“Üç veya daha fazla programlanabilir ekseni olan, otomatik kontrollü, programlanabilir, çok amaçlı, bir yerde sabit duran veya tekerleri olan, ortamdan aldığı verileri çevresi hakkında sahip olduğu bilgiyle sentezleyerek, anlamlı ve amaçlarına yönelik hareket edebilen, endüstriyel uygulamalarda kullanılan manipülatördür”

Amerikan Robot Enstitüsü tarafından robot şu şekilde tanımlanmaktadır:

“Robot, yeniden programlanabilen; maddeleri, parçaları, aletleri, özel cihazları yerinden oynatabilen çok fonksiyonlu makinedir.”

Robotların daha önceleri kullanılan otomatik makinelerden farkları:

– Mafsal hareketleri çok daha fazladır.

-Daha hızlı iş görür.

-Vidaları yanlış yere monte etme gibi herhangi bir yanlış harekette bulunulmaz.

-Kendi işlemlerinin doğruluğunu kontrol edebilir.

-Gerektiğinde ana sisteme bağlı olmaksızın kendi bölümlerine ilişkin çalışmaları kendi başlarına sürdürebilir. İmal edilen parçaları, kendi kendine tasnif edip yükler. Parçayı, ait olduğu bölümlerine götürerek yerleştirebilir.

 

Robotları diğer makinelerden ayıran anahtar kelimeler yeniden programlanabilme ve manipülatördür. Manipülatörler insan kolu gibidir ve çevre şartlarına göre değişik şekillerde tasarlanabilir(Su olan bir ortamda su geçirmeyen ve suya dayanıklı yapı gibi). Bunun için manipülatör robotun kolu olarak tanımlanabilir.

KULLANIM ALANLARI

  • Bu gün bir uzay mekiğinde uyduyu yörüngeye yerleştirme,
  • Tıpta ilaçların sağlığa uygun ortamda üretimi,
  • Otomotiv sektöründe kaynak, montaj ve boyama işlemleri,
  • Tekstil sektöründe boyama, kesme ve dokuma işlemleri,
  • Askeri alanda mayın arama, bomba imha ve benzeri gibi insan için riskli işler robotlar tarafından yapılır.

 

ENDÜSTRİYEL ROBOT

Pnömatik, hidrolik, mekanik ve elektronikteki gelişmeler sonucunda artık insanlar bir işlemi her seferinde aynı doğrulukta yapabilecek robotlar üretmeye başlamışlardır. Düşük toleranslarda kullanılabilecek hidrolik ve pnömatik sistemlerin yerini çok hassas çalışan servo motorlu robotlar almıştır.